17 Eylül 2007 Pazartesi

Hoşgeldin Remezaan



Ramazan ayının 5. günü bugün... eskiden babaannem ramazan yaklaşırken günler önce haber verirdi.. "3 aylara girdik, ramazana şu kadar kaldı..." diye.. bana pek birşey ifade etmezdi 3 aylar ama Ramazan dedin mi orada duracaksın, pek severdim.. arkadaşlarla fırında pide kuyruğuna girer, oruç olmadığımız halde sıcacık pideyi eve tek parça halince götürmek için bütün irademizi kullanırdık (e tabi apartmandan içeri girince, kimse bakmadan-görmeden azıcık tırtıklardık:)) )...

Tekne orucu tutar, arife gününe bir gün kala anneannemlerin evine gider, arife suyuna banyo yapar, yengem bayram baklavası-suböreği yaparken tepesinde dikilir, küçük sofrada küçük oklavayla hamur açardım.. sanırım bu bendeki yemek yapma merakı o zamanlardan kalma.. çörek yapılır Amasya'da, (Amasyalıyız biz, hem annem hem babam, her bayramda da giderdik eskiden) çöreğin içine de haşhaş konur ama o haşhaş ezme kıvamına gelene kadar dibekte dövülür, anneannem de oyalanalım diye kuzenle benim elime tutuştururdu dibeği, vur Allah vur... canımız çıkardı, musluktan su içer tekne orucunu bile yerdik:))

Neyse, şimdi "direkler arasında ramazan çadırı kurulurdu" geyiği gibi oluyor farkındayım ama gerçekten eskiden herşey bu kadar ticari değildi, oruç tutan tutmayan Ramazan'a saygılıydı.. kimsenin canı çekmesin oruç ağız diye yemekten bahsedilmez, yemek yaparken koku çıkarsa Ramazanda illa ki komşuya da gönderilirdi.. bende 'gurmelik' bu zamanlar başladı, pişen yemeklerin tadına bakarak:)) "kızım bi bak şuna tuzu nasıl, eksiği var mı?" diye parmak kadar çocuğa sorulurdu ben de tuzu yok, soğanı az şekilinde bilmiş bilmiş konuşurdum, pek de hoşuma giderdi..

Televizyonda da bu kadar çok reklam yoktu tabi o zamanlar, mesela şimdiki gibi iftar öncesi sucuk reklamı yoktu sanki...bu arada benim bu yazıyı asıl yazma nedenim reklamlardı, her zamanki gibi dağıldım (bilinç akışı:)) ) ..Ramzan ayının geldiğini-yaklaştığını kola ve bilimum yabancı ürün reklamlarından anlıyor olmamız ne kadar acı.. yabancı bir banka Ramazanda daha çok harcayın, daha çok kazanın konulu bir reklam kampanyası yapmış ama ne reklam, izleyince insanın gözleri doluyor, hele kola reklamları, dondurma reklamları insanın içini cız ettiren cinsten, bayrama doğru hepimiz ağlatacak şeker reklamlarının çıkmasını bekliyorum daha, al eline bi rulo tuvalet kağıdı, izle Ramazanda reklamları, ne Binbir gece, ne Hatırla Sevgili.. hepsi hikaye


di mi ama?




PS: pide fotoğrafı http://www.selincaglayan.com/?p=103 adresinden.

2 yorum:

Adsız dedi ki...

Cerenim ya,
Tam süper olmuş,tebrikler.
Bu arada sessiz sessiz okumak senden dinlemek kadar keyifli değil haberin olsun...
Çok özledim..

Günay

Neso dedi ki...

Doğru diyosun walla....Ramazni en reklamlarda en iyi yansitan firmalar hep yabancı....Localization bu olsa gerek...e dünyanın yerel bankası diye boşuna mı diyo adamlar...di mi?